Boşluk

 Gece başlarken geliyor. Bu neyin boşluğu bilmiyorum. Hani bir dişin çekilir onun yokluğunu hissedersin bir süre. Ama altıncı parmağının yokluğunu hissetmezsin. Bende giden ne var da bu boşluk kendini, kendi kendini vakumlayıp yeniden getiren bir delik gibi hissettiriyor. Eskilerden gelip gidenlerin yeri mi acaba. Bunca zaman geçti ama nasıl da her geçen gece artarcasina hissediyorum bu boşluğu. Azalan imanımın boşluğu mu acaba. Eski bir ayıciga sarılıp yatıyorum. Boşluğu dışardan onunla doldurmaya çalışıyorum. İyi de hissettiriyor aslında. Ama nedir bu böyle. Uykum da var aslında ama uyutmuyor. Canım sıkılıyor. Bir şey yapmak istiyorum ama hiçbir şey de yapmak istemiyorum. Bir coşasim geliyor içimden. Patlayacak bir volkan var sanki. Ama hayata inancımı yokladigimda geçmişim umursamaz sayfaları bana duruldu diyor. Söndürüyor kabaracak gibi olan inancımı. Sonra yine sıkıntı yine boşluk. Geçmişin sayfalarında dolaşıp duruyorum. Bazen gelecekten Bir umut yakalar gibi oluyorum ama çok yorgunum. Ne heveslenecek ne kosturacak gücüm yok. Kabullendim yanlışlığımı. Bir hayata bu kadar çok yanlış karar sığmaz. Bir insan bu kadar yanlışlığı kaldıramaz. En önemli noktalarda tutup beni bensiz yerlere atıp savurmaz. Ben de şimdi savrulmuş orda burdayım. Ne bir amaç ne bir hedef rastgeleyim baya bir. Boşluğu doldursam ama ah bir bilmiyorum geçmişin döndürdüğü inanç öyle kolay canlanır mı ama... Anadan sonrasina bir ümit verici kelime bile yazamıyorum bak öyle söndürmus beni. Bu çok can yakıyor. Fakirin ekmeğini elinden aldılar. Fakirin nesi kaldı. Sıyrılabilsem ah bir. Bir yol görsem. Bir gün görsem güneşe kadar ucucam güneşi de yakicam ama söndürüldüm bazen kendi ellerimle bazen zalimin elleriyle bazen de boşluğuma yer edinenlerin elleriyle. Geceleri uyumak en iyisi. Gündüzleri gelmiyor bunlar çok sık. Ne demiş şair.O an bir yangın başlar sönmeyi bilmez saatler asırlasir dönmeyi bilmez kabarır duygularım dinmeyi bilmez kendimle savaşırim gece olunca. Ama benim de duygularım kabarıyor mu orasını bilmiyorum. Daha çok sönüyor sömürülüyor gibi. Boşluk kalıyor onun varlığını hissediyorum ama geceler işte farklı durumlarda farklı durumlara düşürüyor insanı. 

Bu yazıyı gece telefondan yazdım ve birkaç kişiye mesaj attım birsinin cevabını çok beğendiğim. Onu da buraya ekliyorum.

"Hayatın bazı garip dinamikleri var. Bazen olmasını istediğimiz şeyler tam hevesimizin kaçtığı noktada gerçekleşir. Kimileri için arzulanan güzelliğin beklenenden geç gelmesinin bir anlamı yoktur. Heves kaçtıktan sonra olsa ne olmasa ne diye düşündürür. Kimileri içinse geç gelen güzellik; sabrın, acının, dayanmanın tadını beraberinde getirdiğinden, insana daha farklı bir tat sunar. Karmakarışık giden bir romanda sonuç bölümü tüm hikayeyi anlamlı hale getirebilir. Ben bu bakış açılarından hangisine sahibim bilmiyorum. Ama bana düşünmek için güzel bir pencere açtığın için teşekkür ederim."

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yakınlık

İsraf Olmuş Hayat